Komite tarafından yayımlanan ortak açıklamada, Netanyahu’nun Erdoğan ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik sözleri “hadsiz ifadeler ve tehditler” olarak nitelendirilerek kınandı.
Açıklamada, Türkiye’nin barış, istikrar ve uluslararası hukukun egemen olması için çaba gösteren, insani değerleri ve mazlumların haklarını savunan güçlü bir ülke olduğu vurgulandı.
“Bölgenin ihtiyacı gerilim değil, barış”
Netanyahu yönetiminin iç siyasi hesaplarla bölgedeki gerilimi artırdığı savunulan açıklamada, İsrail yönetiminin giderek artan tehdit dilinin bölgedeki barış ve istikrarın önündeki en büyük engellerden biri haline geldiği belirtildi.
Komite, bölgenin yeni gerilim, tehdit ve çatışmalara değil; diyalog, iş birliği, barış ve istikrara ihtiyaç duyduğuna dikkat çekti.
Açıklamada Netanyahu yönetimine de çağrıda bulunularak, “Gerilimi daha da artıracak söylem ve eylemlerden kaçınmaya; uluslararası hukuka ve sorumlu devlet anlayışına uygun hareket etmeye davet ediyoruz” denildi.
“Filistin’deki işgal ve şiddetin baş sorumlusu İsrail”
Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi’nin açıklamasında Filistin’de yaşananlara da dikkat çekildi. İsrail’in Filistin’deki işgal ve şiddetin baş sorumlusu olduğu savunularak, uluslararası toplumun yaşananlara karşı durması gerektiği ifade edildi.
Açıklamanın sonunda, “Bu zulme ve pervasız hukuktanmazlığa bütün dünya karşı durmalı ve buna dur demelidir” mesajı verildi.
Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi’nin Türkiye kanadında işçi ve işveren sendikaları ile çeşitli meslek ve iş dünyası kuruluşları yer alıyor.
