Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu ile The Economist arasındaki polemik büyüyor.
Derginin, Acemoğlu’nun 33 yıllık akademik kariyerini, kurumlar teorisini ve son dönem çalışmalarını eleştiren yazısının ardından başlayan tartışmaya Acemoğlu'ndan da yanıt geldi.
Acemoğlu, yazının yeni kitabının yayımlandığı döneme denk gelmesine de dikkati çekerek dergiyi kasıtlı bir karalama kampanyası yürütmekle suçladı.
NE OLDU?
Ünlü ekonomist Daron Acemoğlu ve The Economist arasındaki polemik, derginin 17 Ağustos'ta yayımladığı ve Nobel ödüllü ekonomistin 33 yıllık akademik kariyerini, kurumlar teorisini ve kamuoyundaki etkisini hedef alan "Dünyanın en etkili ekonomisti garip bir şekilde ikna edicilikten uzak" başlıklı makalesiyle başladı.
Dergi, Acemoğlu'nun dahi bir araştırmacı olduğunu kabul etse de, ekonomi disiplininin en tepesindeki bu devasa entelektüel nüfuzun ve Nobel ödülüne dayanak olan 2001 tarihli sömürge dönemi ölüm oranları verilerinin doğruluğunu tartışmaya açtı.
Kurumlar teorisinin "sonsuz bir döngü" yarattığını, Çin gibi istisnai örnekleri tam açıklayamadığını ve yakın dönemde düşük doğum oranları ya da yapay zekânın verimlilik etkileri üzerine yazdığı makalelerin riskli veya eksik analizler içerdiğini öne sürdü.
Acemoğlu'nun James A. Robinson ile birlikte geliştirdiği Kurumlar Teorisi, ülkelerin zenginlik veya yoksulluk düzeylerinin temel sebebinin coğrafya, iklim ya da kültü değil, sahip oldukları siyasi ve ekonomik kurumlar olduğunu savunuyor.
Acemoğlu'nun teorisi, dünya çapında ses getiren "Ulusların Düşüşü" (Why Nations Fail) kitabına dayanıyor. Bu teori, yüzlerce yıl önceki ölüm oranlarını, bugünkü zenginliğin temel nedeninin coğrafya değil kurumlar olduğunu kanıtlayan tarihsel bir kaldıraç olarak kullanıyor.
The Economist yazısında ayrıca Daron Acemoğlu'nun teorilerinin sığ ve ikna edicilikten uzak olduğunu belirterek, kurumlar teorisinin yanı sıra Acemoğlu'nun yapay zeka konusundaki karamsarlığını, düşük doğum oranlarına ilişkin analizlerini ve Çin örneği üzerinden kurumlar döngüsü argümanlarını eleştirdi.
ACEMOĞLU: İTİBAR SUİKASTİ
Daron Acemoğlu ise bu yazıyı bir akademik eleştiriden ziyade "itibar suikastı" ve kasıtlı bir karalama kampanyası olarak değerlendirdi.
Zamanlamaya dikkat çeken Acemoğlu, bu yayının yeni kitabı What Happened to Liberal Democracy? (Demokratik Liberalizme Ne Oldu?) ile eş zamanlı çıkmasının tesadüf olmadığını, derginin kendi yapay zekâ politikalarını öne çıkarmak için kitabının ana mesajını çarpıttığını savundu.
Acemoğlu son olarak The Economist makalesine cevap olarak yazdığı mektupta, derginin tutumunu eleştirdi.
Acemoğlu, derginin yapıcı bir tartışma yerine zayıf ve kopuk iddiaları bir araya getirdiğini ifade etti. Acemoğlu, mektubunu "Eğer 33 yıllık bir birikim karşısında yapabileceğinizin en iyisi buysa, 'garip bir şekilde ikna edici olmayan' şey sizin eleştirinizdir" sözleriyle tamamladı