Petrol sektörünün önde gelen yöneticileri arzın giderek daraldığı uyarısında bulunurken, yükselen enerji ve nakliye maliyetlerinin gıdadan elektroniğe kadar geniş bir ürün grubunda fiyat artışlarını beraberinde getirmesi bekleniyor.
ABD'nin en büyük petrol şirketlerinin yöneticileri, Hürmüz Boğazı'nın uzun süre kapalı kalmasının dünya genelinde ciddi bir akaryakıt krizine yol açabileceği konusunda aylardır uyarılarda bulunuyordu.
Hürmüz Boğazı'nın kapalı olduğu süreçte, alternatif güzergah olarak kullanılan Doğu-Batı boru hattına yönelik saldırı ve İran destekli Husilerin Babülmendep Boğazı üzerindeki kontrolünü artırması, petrol piyasalarındaki baskıyı daha da artırdı.
Petrol sektörünün önde gelen isimlerine göre, dünya genelindeki ticari akaryakıt stokları altı aydan uzun süredir azalıyor. Savaşın ham petrol üretimini zorlaştırmasıyla birlikte petrol piyasalarındaki sıkıntının artık küresel bir krize dönüştüğü belirtiliyor.
ABD merkezli The Wall Street Journal'ın haberine göre, krizin boyutunun büyümesi petrol sektörünün önde gelen yöneticilerini de alarma geçirdi.
Texas'ın Austin kentinde düzenlenen bir enerji konferansında konuşan Chevron CEO'su Mike Wirth, mevcut sistemdeki tamponların büyük ölçüde ortadan kalktığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Tüm bu mekanizmalar fiyat ve arz riskini hafifletmeye yardımcı oldu. Bunlar artık büyük ölçüde etkisini yitirdi ve sistemde sürecin başında sahip olduğumuz kadar tampon kalmadı"
Petrol fiyatlarının gelecekteki seyrini öngörmenin zor olduğunu belirten Wirth, şöyle konuştu:
"Keşke durumun düzeleceğine dair bir neden gördüğümü söyleyebilseydim, ancak şu anda bunun gerçekleştiğini görmek zor"
Sektör danışmanları da İran savaşında bir çözüm ihtimalinin görülmemesinin durumu daha da kontrolden çıkardığını ifade etti.
GÜNLÜK 2,5 MİLYON VARİLLİK PETROL AKIŞI ETKİLENDİ
Analistler, geçen hafta Suudi Arabistan'da Hürmüz Boğazı'nı kullanmadan petrol akışını sağlayan Doğu-Batı boru hattına yönelik saldırıların, zaten daralmış olan küresel petrol piyasasından günlük en az 2,5 milyon varili devre dışı bıraktığını belirtti.
Tamir çalışmalarının aylar sürebileceği belirtilirken, krizin ilk tahminlerden daha ciddi boyutta olduğu ortaya çıktı. Petrol taşımacılığında kullanılan iki pompa istasyonunun da onarılamayacak şekilde hasar gördüğü belirtildi.
Bu gelişmelerin yanı sıra İran destekli Husilerin Babülmendep Boğazı'nı kontrol eden iki adayı daha ele geçirdiği ifade edildi. Bu durumun, boğazdaki kontrolün tamamen Husilerin eline geçtiğine işaret ettiği belirtildi.
Husilerin, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı olan Suudi Arabistan'a ait gemilerin geçişini engellediği aktarıldı.
PETROL FİYATLARI İÇİN YENİ TAHMİNLER
Orta Doğu'da yaşanan deniz taşımacılığı krizi ve lojistik gecikmelerin gelecek yıla kadar devam etmesinin beklendiği belirtilirken, küresel petrol piyasalarında fiyat tahminleri de yükseldi.
Artan lojistik riskler ve sevkiyat rotalarının uzaması, ham petrolün varil başına maliyetini doğrudan artırdı.
Goldman Sachs, söz konusu riskleri dikkate alarak gelecek döneme ilişkin petrol fiyat tahminini varil başına 5 dolar yükseltti.
Bankanın yeni tahminine göre Brent petrolün Aralık 2026'da 85 dolar, 2027'de ise 80 dolar seviyesine gerilemesi bekleniyor. ABD ham petrolü WTI için ise aynı dönemlerde sırasıyla 80 ve 75 dolar seviyeleri öngörülüyor.
Piyasadaki bir diğer büyük oyuncu Deutsche Bank ise Brent petrol için 79 dolarlık daha temkinli bir fiyat tahmini paylaşıyor.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin (EIA) son verileri de fiyatlardaki yükseliş eğilimine işaret etti. Buna göre küresel referans kabul edilen Brent petrolün ortalama fiyatı ağustos ayında 91 dolara kadar yükseldi.
Pentagon'dan İran savaşına ilişkin ilk rapor: ABD tesisleri hasar gördü ve füze stokları azaldıDünya
TRUMP'IN İRAN POLİTİKASI EKONOMİK BASKIYI ARTIRDI
ABD'nin İran'a yönelik ekonomik izolasyon politikası ve askeri saldırılarının İran'ı geri adım attırmadığı, buna karşılık ekonomik baskıyı daha da artırdığı değerlendiriliyor.
Quantum Capital Group'un kurucusu ve CEO'su Wil VanLoh, müzakerelerde zaman faktörünün genellikle sabırlı davranabilen tarafın lehine işlediğini belirterek şu ifadeyi kullandı:
"Çoğu müzakerede avantaj genellikle zamandan yana olan ve sabırlı olmaya istekli tarafa geçer. İran acı çekmeye istekli. Halkı zaten onlarca yıldır çok acı çekti"
Pickering Energy Partners'ın kurucusu Dan Pickering ise Orta Doğu ve Rusya'daki çatışmalar sonrasında yaşanan rafineri kesintilerinin dizel arzını daralttığını belirterek:
"Dizelin kolay bir çözümü yok" değerlendirmesinde bulundu.
Mart ayında ExxonMobil, Chevron ve ConocoPhillips şirketlerinin CEO'larının da Beyaz Saray yetkililerini Hürmüz Boğazı'nın uzun süre kapalı kalmasının rafinerilerde işlenmiş ürün kıtlığına yol açabileceği konusunda uyardığı belirtildi.
PETROL KRİZİ ZAM DALGASINI TETİKLEYEBİLİR
Petrol fiyatlarındaki yükselişin etkisi yalnızca akaryakıt fiyatlarıyla sınırlı kalmıyor. Enerji maliyetlerindeki artış, küresel ekonomide zincirleme bir fiyat artışı baskısı oluşturuyor.
Üretilen ürünlerin büyük bölümü fabrikalardan market raflarına kamyon, gemi veya uçaklarla taşındığı için yükselen petrol fiyatları doğrudan nakliye maliyetlerine yansıyor.
Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ülkelerde bu etkinin daha hızlı hissedilmesi bekleniyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artış; çiftçinin kullandığı mazottan fırıncının un taşıyan kamyonuna kadar üretim ve dağıtımın farklı aşamalarında maliyetleri artırıyor.
Bunun sonucunda ekmekten şişe suya, kıyafetten teknolojik ürünlere kadar çok sayıda ürünün fiyatında zincirleme artış yaşanabiliyor.
Öte yandan plastik, kimya ve tekstil gibi sektörlerde petrolün doğrudan hammadde olarak kullanılması da üretim maliyetlerini artırıyor.
Kısacası petrol fiyatlarındaki yükseliş, küresel ölçekte tüketicilerin alım gücünü baskılarken günlük yaşamın pek çok alanında maliyetlerin ve fiyatların artması anlamına geliyor.
Sayfa başına git








