Reysaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Durmuş Döven, Almanya'da yürüttükleri bir inşaat projesi üzerinden yaptığı değerlendirmeyle Türkiye'deki fiyatlama anlayışını sert sözlerle eleştirdi.
Geçtiğimiz günlerde Almanya'ya gittiğini ve burada devam eden inşaat yatırımlarını yerinde incelediğini anlatan Döven, proje yöneticisinin kendisine "yeni fiyat listelerinin geldiğini" söylemesi üzerine zam yapıldığını düşündüğünü belirtti.
"Bir saniye düşünmeden 'Yeter ya' dedim. Burada da mı zam oluyor diye tepki gösterdim" diyen Döven, aldığı cevabın ise kendisini şaşırttığını söyledi.
Yöneticisinin, "Hayır Durmuş Bey, neden sinirleniyorsunuz? Herkes yüzde 13 ile yüzde 17 arasında indirim yaptı. Biz ise yüzde 20-25 indirim almak istiyoruz" dediğini aktaran Döven, "Doğduğumdan beri bir müşterinin fiyat indirdiğini ilk kez Almanya'da duydum" ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE'DE ZAM İÇİN HER ZAMAN YENİ BİR GEREKÇE BULUNUYOR"
Almanya'da enflasyonun yüzde 13 seviyelerinden yüzde 3'e gerilemesiyle birlikte üreticilerin müşterilerine indirimli fiyat teklifleri göndermeye başladığını belirten Döven, Türkiye'de ise tam tersi bir tablo yaşandığını söyledi.
"Bizim inşaatın fayansçısı da, betoncusu da günde üç kez zam yapıyor" diyen Döven, fiyat artışlarının sürekli farklı gerekçelerle açıklandığını dile getirdi.
Döven, "Türkiye'de döviz yükseldiğinde herkes fiyatını dövize bağlıyor. Döviz düştüğünde ise bu kez işçilik arttı deniyor. Euro yükselirse euro, dolar yükselirse dolar gerekçe oluyor. Yani fiyat artırmak için her zaman yeni bir bahane bulunuyor" diye konuştu.
"10 KAT FİYAT FARKINI BUNUNLA AÇIKLAYAMAZSINIZ"
Tarım ürünlerindeki fiyat farkına da dikkat çeken Döven, Antalya'da kilosu yaklaşık 4 liraya alınan domatesin İstanbul'da 40 liraya satılmasını örnek gösterdi.
Lojistik, işçilik ve fire gibi maliyet kalemlerinin bulunduğunu kabul eden Döven, "Bunlar elbette var. Ama 10 kat fiyat farkını bunların tamamıyla açıklayamazsınız" değerlendirmesinde bulundu.
"BİZDE AZ SATIP ÇOK KAZANMA ANLAYIŞI VAR"
Dünyadaki büyük şirketlerin düşük kâr marjlarıyla yüksek hacimli üretim yaparak büyüdüğünü söyleyen Döven, Türkiye'de ise bunun tam tersine bir anlayışın hakim olduğunu savundu.
"Büyük şirketler yüzde 5-10 kâr marjıyla dev hacimlere ulaşıyor. Bizde ise küçük hacimle çok yüksek kâr elde etme isteği var.
Ölçek ekonomisi yerine tek üründen köşe dönme anlayışı hakim" diyen Döven, Çin'i örnek göstererek milyonlarca otomobil ve farklı ürünün yüksek adetlerde üretilmesi sayesinde maliyetlerin aşağı çekildiğini ifade etti.
Türkiye'de ise bazı kesimlerin az ürün satıp yüksek kazanç elde etmeyi hedeflediğini belirten Döven, "Yalıda oturacak, lüks arabaya binecek ve bütün masrafını az sayıdaki müşteriye yükleyecek. Bu doğru değil" sözleriyle fiyatlama anlayışını eleştirdi.
FİYATLAMA ALIŞKANLIKLARINA DİKKAT ÇEKTİ
Durmuş Döven'in açıklamaları, enflasyonla mücadelede yalnızca maliyet artışlarının değil, piyasalardaki fiyatlama davranışlarının ve yüksek kâr beklentisinin de tartışılması gerektiğine ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme olarak öne çıktı.
Döven, enflasyonun kalıcı biçimde düşürülebilmesi için fiyatlama kültürünün de değişmesi gerektiği mesajını verdi.