ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarına karşı en sert duruşu sergileyen lider olarak dünya gündemine oturan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Washington hattıyla ipleri koparma noktasına getirdi. Donald Trump’ın ekonomik yaptırım ve "bedel ödetme" tehditlerine boyun eğmeyen Sanchez, sadece Avrupa’nın vicdanı olmakla kalmadı, Türkiye’de de son yılların en çok sevilen yabancı liderlerinden biri haline geldi.
TRUMP’IN TEHDİTLERİNE "SAVAŞA HAYIR" YANITI
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a yönelik saldırılar için İspanya’daki askeri üsleri kullanma talebine Sanchez’den "Hayır" cevabı gelmesi, Beyaz Saray’da deprem etkisi yarattı. Trump, İspanya’yı ticari ilişkileri kesmek ve gümrük vergilerini artırmakla tehdit ederken Sanchez, geri adım atmayacağını şu sözlerle ilan etti:
"Bazılarının misillemesinden korkup, dünya için kötü olan ve değerlerimize aykırı bir şeye ortak olmayacağız. Geçmişin hatalarının (Irak Savaşı) tekrarlanmasına izin vermeyeceğiz. Bizim pozisyonumuz net: Savaşa hayır."
ÜSLER KONUSUNDA GERİ ADIM ATMIYOR
Trump’ın "İstersek üsleri kullanırız, kimse bize engel olamaz" şeklindeki sert çıkışına rağmen İspanya hükümeti, topraklarındaki askeri tesislerin İran operasyonlarında kullanılmasına yönelik yasağı sürdürüyor. Sanchez, uluslararası hukukun çöküşüne seyirci kalmayacağını vurgulayarak, bölgedeki tansiyonu düşürmek için "diplomatik çözüm" dışında bir yolu kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan etti.
TÜRKİYE’DE NEDEN "EN SEVİLEN LİDER" OLDU?
Sanchez’in Türkiye’de büyük bir sempati kazanmasının arkasında sadece Trump’a karşı duruşu değil, Gazze ve Filistin konusundaki ilkeli tavrı da yatıyor. İspanya’nın Filistin devletini resmen tanıması ve İsrail’in saldırılarını "soykırım" olarak nitelendirmesi, Türk kamuoyunda Sanchez’i "adaletin sesi" konumuna yükseltti.
Sosyal medyada Türk kullanıcılar tarafından adına binlerce destek mesajı paylaşılan Sanchez, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile kurduğu "mükemmel diyalog" ve Türkiye’nin Avrupa’daki en sadık müttefiki olduğunu her fırsatta yinelemesiyle de takdir topluyor. Hatta dijital platformlarda Türk ve İspanyol kullanıcılar arasında başlayan "dostluk akımı", iki ülke arasındaki kültürel bağları da hiç olmadığı kadar güçlendirmiş durumda.
SADECE BİR SİYASETÇİ DEĞİL, BİR DİRENİŞ SEMBOLÜ
Sanchez, Avrupa Birliği içindeki pek çok liderin sessiz kaldığı ya da ABD’nin yanında saf tuttuğu bir dönemde, "ahlaki ve kurumsal güce güven" vurgusu yaparak Avrupa’nın geri kalanına da liderlik ediyor. Hem Washington’ın baskılarına direnmesi hem de Ortadoğu’daki insani dramlara karşı sesini yükseltmesi, onu 2026 yılının en dikkat çeken figürü haline getirdi.