İş'te Gündem

Sıralar uzadı: Reeskontta çifte kıskanç

İhracatçılar, ticari kredi faizlerine kıyasla daha uygun maliyeti nedeniyle TL reeskonta yüklenince, normal zamanda 30 gün içinde tahsis edilen kredi için yılsonuna sıra verilmeye başlandı.
Sıralar uzadı: Reeskontta çifte kıskanç
Haberler / EKONOMİ
5 Haziran 2026 Cuma 07:30

Günlük 4,5 milyar TL’lik limit açılır açılmaz tükenirken, ihracatçı mevcut limitlerin acilen artırılmasını istiyor. Talepler arasında teminat mektubu sistematiğinin değiştirilmesi de bulunuyor.

Artan üretim maliyetleri, döviz kuru üzerindeki baskı ve rekabetçilik kaybı nedeniyle zorlu bir dönemden geçen ihracatçılar, finansmana erişimde can simidi olan reeskontta da sıkıntı yaşamaya başladı.

Ekonomim'den Merve Yiğitcan'ın haberine göre aşırı teminatlandırma nedeniyle çifte finansman yükü altına girdiklerini savunan ihracatçılar, yoğun başvuru nedeniyle de tahsis için aralık ayına sıra verilmeye başlandığını belirtiyor. Konuya yakın kaynaklardan edinilen bilgiye göre, ticari kredi faizleri yüzde 50’nin üzerinde seyrederken, ihracatçılar faiz oranı yüzde 19-20 civarında olan TL reeskont kredilerine yüklendi.

Günlük 4,5 milyar TL olan reeskont kredisinin başvurular alınmaya başladıktan 5-10 dakika içerisinde tükendiği belirtilirken, normal dönemlerde 30 gün içinde alınan krediler için 6 ay sonrasına sıra verilmeye başlandığı öğrenildi. Limitlerin talebi karşılamakta yetersiz kaldığını vurgulayan ihracatçılar, jeopolitik gelişmelerin Türk ihracatçısı için birtakım fırsatlar açtığı bu dönemde, reeskontta günlük limitin artırılmasının rahat nefes aldıracağına işaret ediyor.

‘Boşluğa verilen tebrik’ eleştirisi

Reeskont kredilerinde son dönemde tahsis sürelerinin uzaması gibi bir diğer sıkıntı da yüksek teminat mektubu konusunda yaşanıyor. Şu anda TL reeskont faizi yüzde 19-20 seviyesinde. Ancak faizi peşin alındığı için maliyeti yüzde 25,50’ye çıkıyor. İstenen teminat tutarı ise talep edilen kredinin yüzde 30 daha üzerinde oluyor. Basit bir hesapla, 10 milyon TL’lik bir reeskont kredisi talep eden ihracatçı, 13 milyon TL’lik teminat mektubu vermek zorunda. Faiz peşin kesildiği için ihracatçı 10 milyon TL’lik TL reeskont talep ettiğinde eline geçen tutar 7,9 milyon TL oluyor. Böylece ihracatçı 7,9 milyon TL’lik kredi için aslında 13 milyon TL’lik teminat göstermek zorunda kalıyor. Sektörlerde teminat limitlerinin tükendiğini belirten sektör temsilcileri, sistematiğin acilen ihracatçı lehine değiştirilmesi çağrısında bulunuyor. Teminat sorununu İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) mayıs ayı meclis toplantısında gündeme getiren İSO Başkanı Erdal Bahçıvan da durumu ‘akıl sır ermeyen bir teminat mektubu sistematiği çalışıyor’ diyerek eleştirirken, ihracatçının henüz eline geçmeyen paranın ve üstlendiği total riskin yüzde 100 kadar fazlasına karşılık gelen bir teminat mektubu vermek zorunda kaldığına dikkat çekmişti. İş dünyası, adeta ‘boşluğa verilen’ bu fazladan teminatların bankalardaki limitleri yok yere tükettiğini ve yüksek mektup komisyon masrafları yarattığını belirterek, ekonomi yönetiminden acil bir dinamik model revizyonu bekliyor.

“Limit TL bazlı artsa da yetmiyor”

TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektör Meclisi Başkanı Şeref Fayat, emek yoğun sektörlerde yaşanan finansman çıkmazının temelinde maliyet kadar ‘teminat bulamama’ sorununun da yattığını söyledi. Firmaların kredi limitlerinin dolduğunu belirten Fayat, "Şu an reeskont kredilerinde en büyük ve en öncelikli engelimiz teminat bulamamak. Firmalarımızın limitleri tükendi. Cumhurbaşkanımız tarafından ilan edilen 100 milyar TL’lik seçici sektör destek paketindeki gayri nakdi kredilerin, İhracatı Geliştirme A.Ş. (İGE) ve KGF kefaletleriyle çok daha aktif ve agresif bir şekilde reeskont taleplerine yansıtılması gerekiyor. Teminat kanalları açılmazsa bu uygun finansmanın sahada hiçbir anlamı kalmıyor" dedi. Teminat krizini aşmayan firmaların reeskont yerine piyasa faizlerine mahkum olduğunu ifade eden Fayat, bunun da darboğazı büyüttüğünü vurguladı. Reeskont kredilerinde uzayan tahsis sürelerine ilişkin de konuşan Fayat, “Ulaşmak çok zor ve limit yetmiyor. TL reeskont kredisinin de dahil olduğu toplam Eximbank kredilerinin Türkiye ihracatına oranla gelişimine bakıldığında, burada birkaç yıldır düşüş görüyoruz. TL bazında günlük limit artmış olsa da yetişmiyor. Bunun artırılması gerekiyor” diye konuştu.

“Enflasyonu artırıcı bir yönü yok”

Reeskont kredilerindeki sıra çıkmazının temelinde günlük limit yetersizliği olduğunu doğrulayan TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi Başkanı Yavuz Eroğlu, ekonomi yönetiminin dezenflasyon programı çerçevesindeki yaklaşımını değerlendirdi. Enflasyonla mücadele için iç talebi kısma çabasını anladıklarını belirten Eroğlu, reeskont kredisinin ise tamamen ihracat belgeleriyle kapatılan bir enstrüman olduğuna dikkat çekti. Eroğlu, "Eskiden bu paraların içeride tüketime gittiği endişesi vardı ancak mevcut sistemde böyle bir durum söz konusu değil. Dolayısıyla ekonomi yönetiminin kaygılanacağı, enflasyonu artırıcı bir yönü yok. Aksine şu an ihracatımız istediğimiz gibi gitmiyor ve bu musluğun açılması ihracatçının sıkıntılarını en kolay çözecek formüldür. Bu artış dezenflasyon sürecine zarar vermez" dedi. Sistemdeki aşırı teminatlandırma yüküne de değinen Eroğlu, teminat maliyetlerinin tarihin en yüksek seviyelerinde olduğunu hatırlattı. Eximbank'ın kuruluş felsefesine vurgu yapan Eroğlu, şunları söyledi: "Teminat risk için alınır ama burada dengeli olunmalı. Türk Eximbank, tüzüğü gereği ülkede ihracatı artırmak ve ihracatçının işini kolaylaştırmak için kurulmuş bir kamu kuruluşudur. Bu nedenle bu kadar aşırı ihtiyatlı bir teminat yapısı oluşturmak istemesi felsefeye aykırıdır. Bir kredide yüzde 65 marj olmaz. Geçmişte finansmana ulaşmak kolay, teminat maliyeti düşüktü ve bu durum göze batmıyordu. Ancak bugün bu yük doğrudan maliyet olarak ihracatçıya yansıyor. Bakış açısının acilen düzeltilmesi ve marjın küçük bir ihtiyat payı dışında tamamen makul bir seviyeye çekilmesi şarttır."

“Para 6 ay sonra gelirse anlamı kalmaz”

Finansmana erişim sorununun ivedilikle çözülmesi gerektiğini vurgulayan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili ve Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, küresel pazarlardaki belirsizlikler ve jeopolitik riskler nedeniyle ihracatçının zaten zorlu bir süreçten geçtiğini hatırlattı. Finansman kanalları açılmazsa rekabetçiliğin kaybedileceğine dikkat çeken Güleç, "Karşımıza Asya ülkeleri gibi yeni rakipler çıkıyor. Bugün Avrupa mobilya pazarında Polonya ile bile yarışamaz hale geldik. Çünkü onların finansmanı hem ucuz hem kolay. Bizde ise hem maliyet yüksek hem de teminat süreçlerinden uzun bekleme sürelerine kadar ciddi engeller var" dedi. Reeskont kredilerindeki tahsis sürelerinin 6 aya kadar uzamasınının yaratacağı sıkıntılara da değinen Güleç, "İhracatçıya para bugün lazımsa bugün kullanması gerekir. 6 ay sonra gelecek kredinin bir anlamı yok, günlük limitler acilen artırılmalı" diye konuştu. İhracattaki düşüş nedeniyle şirket bilançolarının zayıfladığını ve firmaların ayakta kalmak için varlık satışına gittiğini belirten Güleç, bu hassas dönemde teminat krizini aşmak için KGF ve İGE gibi kefalet fonlarının daha aktif devreye alınması çağrısında bulundu.

“Finansmanda en ufak bir iyileşme bile çarpan etkisi yapar”

Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Başkanı Burak Önder de hem küresel pazarlardaki gelişmeler hem ihracat ayağı hem de iç piyasa dinamikleri nedeniyle son 3 yıldır ciddi anlamda zorlanan bir süreçten geçildiğini doğruladı. Sanayideki öz sermaye yetersizliğinin altını çizen Önder, "En büyük sıkıntılarımızdan biri öz sermaye yetersizliğidir. Bu yüzden devamlı dış kaynağa ihtiyaç duyuyoruz. Son 3 yıldır finansmanın kalitesini bir kenara bıraktık, finansmanın kendisi ve krediye erişim her geçen gün daha da zorlaşıyor" diye konuştu. İhracat pazarlarında geçmişte hiç olmadığı kadar zorlu bir rekabetin yaşandığını söyleyen Önder, şöyle devam etti: "Bölgesel gelişmelerden ötürü Türkiye’ye dönük bir talep hareketi oldu ancak bunun kalıcı olup olmayacağını takip edeceğiz. Böyle bir dönemde, eskiden çok fazla üzerinde durmadığımız küçük destekler bile artık hayati bir kıymet kazanmaya başladı. Bunlardan biri de reeskont kredi limitlerinin artırılması. Finansman tarafında yaşanacak en ufak bir rahatlama bile ihracatçı için can suyu niteliğinde olacaktır." Önder, maliyet unsurlarındaki en ufak bir iyileşmenin çarpan etkisi yaratacağına dikkat ederek, "Bu dönemde ihracatçıya gelecek yüzde 1'lik, yüzde 2'lik her türlü destek, doğrudan Türkiye ekonomisine kar olarak dönecektir. Teminat mektubu masrafları ve teminat sistematiği ihracatçının lehine şekillenir, maliyet unsurları biraz olsun azaltılırsa, bu zorlu virajda sanayiciye çok önemli bir katkı sağlanmış olur" ifadelerini kullandı.

“İhracatçının üretim için bekleme lüksü yok”

Ayakkabı sektöründe reeskont kredilerine dönük yığılmanın diğer sektörler kadar yoğun olmadığını belirten Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, buna rağmen ticari kredi faizlerinin yüzde 50’yi aştığı bir ortamda reeskontun ihracatçı için hala çok kıymetli bir mekanizma olduğunu söyledi. İçten, "İhracatta bir düşüş yaşanıyor olsa da neticede devam eden bir faaliyet var ve yüksek faiz ortamında üretimi, ihracatı sürdürmeyi başaran firmalarımız için reeskont mevcut şartlar altındaki en uygun enstrüman. İhracatçının malzeme tedariki ve üretim için bekleme lüksü yok, zamanı çok kıymetli. Bu nedenle Merkez Bankası’nın limitlerde sağlayacağı bir genişleme sektöre mutlaka fayda sağlayacaktır" dedi.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNDEM EKONOMİ İŞTEFİNANS BUSİNESSCLASS DÜNYA SPOR YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ İŞTEMAGAZİN OTOMOTİV LİFESTYLE
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 İş'te Gündem