İş'te Gündem

Polisan'da neler oluyor? Soner Gökten yazdı...

Polisan Holding’in kısmi bölünme raporundaki “konsolide edemiyoruz, o yüzden bölünüyoruz” ifadesi, sadece teknik bir hata değil, finansal okuryazarlığın ne kadar zayıf olduğunu gösteriyor.
Polisan'da neler oluyor? Soner Gökten yazdı...
Haberler / EKONOMİ
23 Ekim 2025 Perşembe 05:12

Prof. Dr. Soner Gökten’e göre bu tür raporlar, yatırımcıları yanlış yönlendiren ve sermaye piyasalarındaki denetim kalitesini sorgulatacak nitelikte.

Polisan Holding’in kısmi bölünme raporunun 3.2 numaralı bölümü, sadece bir rapor hatası değil, Türkiye sermaye piyasalarının temel zaafını gözler önüne seriyor.
Bölümün başlığı: “Kısmi Bölünme’nin Gerekçeleri.”

Ve o bölümde şu ifade yer alıyor: “Boya grubu şirketleri, iş ortaklığı olmaları nedeniyle özkaynak yöntemiyle muhasebeleştirilmektedir ve konsolide edilmemektedir. Bu nedenle finansal tablolarda görünürlük sınırlı kalmaktadır.”

Yani diyorlar ki: “Konsolide edemiyoruz, o yüzden bölünüyoruz.”
Bu cümle, bir şirket raporuna değil, bir muhasebe dersindeki yanlış cevaba yakışır.
Kısmi bölünme gibi stratejik bir işlemi, “raporlama görünürlüğü” gibi teknik bir bahane ile açıklamak, finansal uzmanlıktan çok, gerekçe üretme sanatına giriyor.

Polisan Holding’ın devrettiği iştiraklerdeki pay oranları %40 (Rohm and Haas) ve %50 (Polisan Kansai).
Bu oranlar kontrol değil, etki payıdır.
Yani Marmara Holding de bu şirketleri tam konsolide edemeyecek.
Aynı özkaynak yöntemi devam edecek.
Hiçbir şey değişmiyor.
Ne muhasebe tekniği, ne finansal görünüm.
Sadece şirketin adı değişiyor, tablo aynı kalıyor.

O halde bu nasıl gerekçe?
Kısmi bölünme raporuna yazılan bu satır, teknik tutarsızlıkla ekonomik yanılgının birleşimidir. Böyle bir ifadeyi denetimden geçiren uzmanlar otoritenin entelektüel kimliğinin temini adına derhal işlerini bırakmalıdır.

Ve işte sonuç: Kısmi bölünme sonrası kurulan Marmara Holding, 10 Eylül 2025’te işlem görmeye başladı.
17 Ekim’de yaptığı KAP açıklamasında diyor ki: “18.07.2025 tarihli uzman kuruluş raporunda şirket değeri 3.101.073.737 TL olarak belirlenmiştir. Ancak pay fiyatındaki olağandışı yükselişi açıklayacak bir içsel bilgi yoktur.”

Ne kadar ironik değil mi?
Raporda 3 milyar TL denilen değer, borsada 13 milyar TL’ye fırlamış.
Yani piyasa, rapordaki teknik gerekçeyi almış, “finansallar iyileşecek” mesajı gibi okumuş.
Bu da gösteriyor ki, yanlış yazılmış bir gerekçe bile piyasa için yönlendirici etki yaratabiliyor. Çünkü bu ülkede yatırımcıların büyük kısmı hâlâ “raporda yazanı doğru kabul ediyor.”

Tıpkı zamanında SASA patronunun dediği gibi: “Benim şirketin değeri bu etmez.”
O bunu söylediğinde linç edilmişti.
Şimdi benzer bir durum daha erken yaşanıyor.
Marmara Holding yönetimi, “bizim de açıklayacak içsel bilgimiz yok” demek zorunda kalıyor. Çünkü raporun içinde atılan o masum görünen cümle, piyasada bir “büyüme vaadi” olarak yankılanıyor.

Kısmi bölünme raporunun 3.2 numaralı bölümündeki ifade, aslında finansal okuryazarlığı düşük yatırımcı kitlesi için örtülü bir yönlendirme etkisi yarattığı gibi, hem raporu yazanların hem de onayların da finansal okuryazarlık seviyesiyle ilgili bilgi veriyor.
“Finansal tablolarımız küçüktü, artık daha büyük görünecek” algısı, hisse fiyatını yukarı çekmiştir. Oysa bu, muhasebe yöntemi değişikliği değil; bir sunum farkı yani Şirket ismi değişikliğidir.

Bu noktada sorulması gereken soru şudur: SPK’ya onay için gönderilen bir raporda, böylesine teknik olarak yanlış ve piyasa açısından riskli bir gerekçe nasıl yazılabilir?

Kaynak: Paramedya

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNDEM EKONOMİ İŞTEFİNANS BUSİNESSCLASS DÜNYA SPOR YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ İŞTEMAGAZİN OTOMOTİV LİFESTYLE
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 İş'te Gündem