Medya ombudsmanı Faruk Bildirici, "Patron alkışçısı futbol medyası"nı yazdı...
Beşiktaş’taki yönetim karmaşası, editoryal bağımsızlığın futbol yazarlığındaki önemini gözler önüne serdi.
Yıldırım Demirören’in, Beşiktaş’ta yaşananlar hakkındaki görüşleri Fanatik, Hürriyet, Milliyet ve Posta gazetelerinde yayımlandı.
Dördü de Demirören’in sahibi olduğu gazeteler. Patron olarak, çağırmış gazetelerinin yönetici ve spor müdürlerini, anlatmış onlar da yazmış…
Ama patron ile söyleşi olunca sorulması gereken sorular sorulmamış. Sanki Yıldırım Demirören, Beşiktaş’ta çok başarılı bir başkanlık dönemi geçirmiş gibi, yine başkan olmak istediğini duyuran bir muhabbet olmuş.
Ancak talimat o kadarla sınırlı olmasa gerek ki, Fanatik, Hürriyet, Milliyet ve Posta, tam sayfa haberlerle sürdürdüler patronlarının kampanyasını.
Eski Başkanlardan Fikret Orman da Ekol TV’de konuşmuş, karşısındaki de Candaş Tolga Işık. O da -akademisyen ve spor yazarı Hülya Coşkun’un dikkat çektiği gibi- Fikret Orman döneminde Beşiktaş’ın yönetim kurulu üyesiydi. Aralarında böyle bir bağ varken, bu söyleşinin de eleştirel bir söyleşi olması mümkün değildi.
Her şeyden önce bir gazetecinin profesyonel bir spor kulübünde yönetici olması meslek etiğine aykırı. O ilkeyi çiğneyip bir de sanki bağımsız gazetecilik yapıyor gibi, eski başkanını karşısına alıp program sunmak da başka bir yanlış.