TRT spikeri Oya Eren Özkan’ın törende sergilediği tutum, yalnızca o anın atmosferine değil, aynı zamanda kamu yayıncılığının tarafsızlık ve profesyonellik ilkelerine de gölge düşürdü.
Ne olmuştu ya? Dediğinizi duyar gibiyim… O yüzden kısa bir hatırlatma geçeyim sizlere…
30 Mayıs gecesi gerçekleşen ödül töreninde, “En İyi Kurmaca Film” ödülünü alan “Kurtlar” filminin yönetmeni Ecre Begüm Bayrak, konuşmasında tutuklu öğrencileri ve Grup Yorum’u anmıştı. Bunun üzerine TRT spikeri Oya Eren Özkan, “Siyasi mesaj vermeyelim” diyerek konuşmayı kesmiş ve sahnede daha fazla sunuculuk yapmayacağını belirterek sahneden inmişti.

Ancak bu sırada, sahneden inerken kullandığı “Şerefsizler”, “Soysuz” ve “Vatansız teröristler” gibi ifadeler büyük tepki çekmişti… Yaptığı 'Bozkurt' işareti ise, olayın siyasi bir boyut kazanmasına neden olmuştu.
Festival komitesi, Özkan’ın bu tavrını “kişisel, aşırı ve haksız” olarak nitelendirdi.
Yargıya Taşınan Süreç…
Olayın ardından Oya Eren Özkan, gazeteci-yazar Emin Pazarcı’nın da kızı olan avukatı Begüm Ece Pazarcı aracılığıyla yargıya başvurdu. Özkan, hakkında haber yapan medya kuruluşları ile sosyal medyada eleştirilerde bulunan hesaplara dava açtı!
Ancak sosyal medyada Özkan’a destek veren bir kesim de vardı. TRT spikerine “Bozkurt yürekli cesur kadın” diyerek destek mesajları paylaşanlar, olayın farklı bir boyutunu gözler önüne serdi.
Avukatı Begüm Ece Pazarcı, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, müvekkilinin Türk gençliğini marjinalleştirme çabalarına karşı demokratik tepkisini gösterdiğini savundu. Özkan ise açacağı davalardan kazanacağı tazminatları Mehmetçik Vakfı’na bağışlayacağını duyurdu!
TRT’nin Kararı ve Liyakat…
Bu olayın ardından TRT yönetimi, 17 Kasım Pazartesi itibarıyla Oya Eren Özkan’ı ekranlardan çekme kararı aldı.
Bu olay, aslında TRT gibi bir kamu yayıncısının taşıması gereken tarafsızlık ve profesyonellik ilkelerini bir kez daha gündeme getirdi. TRT yönetiminin spiker seçiminde daha dikkatli olması gerektiği ortada. Liyakatten yoksun, habercilik geçmişi olmayan kişilerin ekranda yer alması, kurumun güvenilirliğini zedeliyor.
Oya Eren Özkan örneği, sadece bireysel bir olay değil; aynı zamanda kamu yayıncılığının temel ilkelerinden sapmanın nelere yol açabileceğini gösteren bir vaka.
Kaynak: Medyaradar