Alaton, avukatların getirdiği evrakları bakmadan imzaladığını, şirketleri 1 liraya devrettiğini farketmediğini formalite imzalar attığını düşündüğünü söyledi.
Alaton şu an 150 kişiye maaş ödemekte zorlandığını ifade ederken olayı da ABD’den gelen oğlunun bu işin üzerine düşmesi sonrası farkettiğini belirtti.
Babası İshak Alaton ve ortağı Üzeyir Garih, ülkenin en büyük ve deneyimli iş adamları olarak öne çıkarken, Leyla Alaton’un mahkemede verdiği ifadesindeki gibi amatörce icraatlar yapması duyanları şaşırttı.
İstanbul Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, müştekiler Leyla Alaton, oğlu Efe Eros Güneyli ile tarafların avukatları katıldı.
Duruşmada beyanda bulunan Alaton, şirkette denetimin olduğunu düşündüğünü söyledi.
Firari sanık Ahmet Özcan'ın kendisine denetimle ilgili bilgi vermediğini ifade eden Alaton, oğlu Güneyli'nin bu konunun üzerine düşmesinin ardından durumu fark ettiklerini anlattı.
Mahkeme başkanı Alaton'a, "Şirketleri bir liraya devrettiğinizi bilmediğinizi söylemişsiniz. Bir liraya devretmenizin amacı neydi? Sizi nasıl ikna etti?" sorusunu yöneltti.
Alaton, bu soruya, "Bana, 'Şirketler o kadar dağıldı ki.' dedi. 'Bunu da buraya geçireceğiz, bunu da buraya alacağız.' gibi formalite... Evrakları bana kendisi getirmedi, avukat getiriyordu.
Bu da formalite gibi önüme getirildi. 'Leyla hanım, adamınıza şirketinizi veriyorsunuz bir güven anlaşması yok mu?' diyen olmadı. Mümkün olduğunca beni Alvimedica'dan uzak tuttu. Şirketin kazandığı her kuruşu cebine attığı gözüküyor. Benim intibam bu." yanıtını verdi.
Mahkeme başkanının "Toplam zarar bilançosunu çıkardınız mı?" sorusunu üzerine ise Alaton, "Maddi manevi çok daha fazla olduğunu düşünüyorum. Şu an 150 kişiye maaş verirken kıvranıyorum. Bu 2 buçuk senedir devam eden bir süreç. Şu andaki sürecin korkunçluğunu anlatamam. El freni çekilmiş araba kullanmaya çalışıyoruz. Bir an evvel gerekenin yapılmasını sizden rica ediyoruz. Sanıklardan şikayetçiyim davaya katılmak istiyorum." ifadelerini kullandı.
Alaton'un oğlu Efe Eros Güneyli, beyanında, şirkete Temmuz 2023'te dahil olduğunu, öncesinde ABD'de çalıştığını kaydetti.
Şirkete geldikten sonra bütün sanıklarla yakından çalıştığını, yönetim kurulu üyesi olarak daha çok Ahmet Özcan'la zaman geçirdiğini ifade eden Güneyli, olayları DNA turizmde yaşananlar sonrasında fark ettiğini söyledi.
Güneyli, şirketten bazı bilgiler istediğini ancak kendisinin sürekli "Bilgileri yollayacağız." denilerek oyalandığını, daha sonra ise şantaj sürecinin başladığını aktararak, "23 milyon dolar olan ciromuz, 7 milyon dolara kadar düştü. Şirkete 400 milyon dolar para gömülmüşken şu an bizim 50 milyon dolar borcumuz var ve Ahmet Özcan bize bunu şantaj olarak kullanıyor. Sanıklardan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum." dedi.
Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, müştekilerin davaya katılma taleplerinin kabulüne karar verilmesini istedi.
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, müştekilerin davaya katılma taleplerinin kabulüne karar verdi.
Dosyanın Sayıştay uzmanı bilirkişiye gönderilmesine, sanık Ahmet Özcan hakkındaki yakalama kararının devamına karar veren heyet, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.