4 Mart’ta İktisat Katılım Bankası’nın faaliyet izni aldığını duyurarak borsada sert bir ralli başlatan şirket, hisselerin zirve seviyelerine ulaştığı 26 Mart gecesi bankadaki paylarının tamamını grup içi bir işlemle devredeceğini açıkladı.
KAP’a yapılan bildirime göre, İktisat Katılım Bankası AŞ’nin mülkiyeti, Karar Bağımsız Denetim tarafından hazırlanan ve banka değerini 12,4 milyar TL olarak belirleyen rapor esas alınarak Pusula Finans Holding AŞ’ye geçecek.
Şirket, bu operasyonla likiditeyi güçlendirmeyi ve net nakit pozisyonunu artırmayı hedeflediğini belirtti.
“Hikâye Değişti, Güven Sorgulanıyor”
KTLEV’in bu hamlesi, borsa koridorlarında ve aracı kurum masalarında “stratejik bir finansal yönetim” mi yoksa “yatırımcı aleyhine bir varlık kaydırma” mı olduğu yönünde ikiye bölündü.
İşte öne çıkan piyasa yorumları:
Zamanlama Eleştirisi: 4 Mart’ta banka izni haberiyle 40 TL’den 65 TL’ye koşan bir kağıtta, bu yükselişin ana motoru olan “banka sahipliği” sıfatının, yükselişin hemen ardından elden çıkarılması “piyasa etiği” açısından soru işaretleri yaratıyor. Yatırımcı, banka faaliyetlerinin getireceği kârlılığı satın alırken, bir gecede elinde sadece nakit girişi bekleyen bir finansman şirketi buldu.
Grup İçi İşlemlerin Gölgesi: Bankanın dışarıya değil, yine grup bünyesindeki Pusula Finans’a devredilmesi, varlığın aslında “aile içinde” kaldığını ancak halka açık olan KTLEV bünyesinden çıkarıldığını gösteriyor. Bu durum, azınlık hissedarlarının uzun vadeli potansiyelden mahrum bırakıldığı algısını güçlendiriyor.
Sermaye Artırımı Bilmecesi: Daha önce gündeme gelen bedelli ve tahsisli sermaye artırımı süreçlerinin ardından gelen bu devir, şirketin nakit ihtiyacının boyutunu ve bu kaynağın nerede kullanılacağı sorusunu gündeme getiriyor. 12,4 milyar TL’lik değerleme üzerinden gelecek kaynağın, yeni yatırımlara mı yoksa borç yönetimine mi gideceği hisse üzerindeki satış baskısını belirleyecek.
