Şahin, bakanlığı döneminde Süleyman Hilmi Kalcı’nın Belarus’tan Türkiye’ye getirdiği kadınlarla fuhuş yapan bürokratları gizli kameralarla görüntüleyerek şantaj yaptığı ve bazı kamu ihalelerinin bu yöntemle alındığı yönündeki iddialardan haberdar olmadığını öne sürdü.
Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade veren eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e; adına tahsis edilen çakarlı araçların şüpheliler tarafından kullanılması, firari şüpheli Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz’ın bu araçlardan birinde yakalanması, Belarus bağlantıları ve eski danışmanı Ömür Yücel’in ifadeleri hakkında sorular yöneltildi.
Şahin, yıllık kira bedeli 1.000 TL olarak gösterilen 34 SL 313 plakalı aracı Mehmet Özmen’in şirketinden kiraladığını söyledi. Söz konusu aracın firari şüphelilerin kaçırılmasında kullanıldığından haberdar olmadığını savunan Şahin, eski danışmanı Ömür Yücel’in “Şahin’in bilgisi dâhilinde” şeklindeki vize girişimlerine ilişkin beyanlarını da kesin bir dille reddetti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/153745 sayılı soruşturma dosyasında, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in yaklaşık 3,5 saat süren ve 12 sayfadan oluşan ifadesinin ayrıntıları ortaya çıktı. Şahin’e soruşturma dosyasında yer alan yaklaşık 130 kişinin isimleri tek tek yöneltildi.
Eski Bakan, bu kişilerin önemli bir bölümünü tanımadığını belirtirken, soruşturma bakımından kritik isimler arasında bulunan Mehmet Özmen, Ömür Yücel, Nevzat Büküm ve Süleyman Hilmi Kalcı’yı tanıdığını kabul etti. Şahin, Alihan Kuriş ile firari şüpheli kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’i ise tanımadığını ve isimlerini yalnızca basından duyduğunu ileri sürdü.
FİRARİ KURİŞ, ŞAHİN’E TAHSİSLİ ARAÇTA YAKALANDI
Savcılık tarafından Şahin’e yöneltilen dikkat çekici sorulardan biri, 34 SL 313 plakalı Volvo S90 marka araçla ilgili oldu. Firari şüpheli Hilmi Tuna Kuriş, soruşturma dosyasının diğer firari şüphelisi Erhan Yılmaz ve araç sürücüsü Mehmet Özmen, 21 Ağustos 2026 tarihinde Muğla’da bu aracın içerisinde yakalandı.
Savcılık kayıtlarında yer alan bilgilere göre söz konusu araç, Mehmet Özmen’in sahibi ve genel müdürü olduğu SAN Sistem Lojistik Bilişim İletişim Güvenlik Sistemleri Ltd. Şti. adına kayıtlıydı. Aracın plakası ise 17 Aralık 2025 ile 17 Aralık 2030 tarihleri arasında İdris Naim Şahin adına tahsis edilmişti.
Şahin, aracı kiraladığını kabul ederken, “Bu aracı en son Haziran ayı içerisinde kullandım. Sonrasında kimin kullandığını bilmiyorum” şeklinde savunma yaptı.
YILLIK KİRA BEDELİ SADECE 1.000 TL
İfade tutanağında öne çıkan ayrıntılardan biri de 34 SL 313 plakalı otomobile ilişkin kira sözleşmesi oldu. Şahin, Mehmet Özmen’in sahibi olduğu şirketten aracı 25 Aralık 2025 tarihinde kiraladığını ve sözleşmede yıllık kira bedelinin 1.000 TL olarak belirtildiğini ifade etti.
Aracı yıl boyunca kesintisiz kullanmadığını belirten Şahin, yalnızca kullandığı günler için ödeme yaptığını söyledi. Şahin, bu ödemeleri doğrudan şirket hesabına göndermek yerine eski danışmanı Ömür Yücel aracılığıyla elden Mehmet Özmen’e ulaştırdığını anlattı.
Şahin’in avukatı ise sözleşmede yer alan yıllık 1.000 TL’lik kira bedelinin “sembolik” nitelikte olduğunu ve noter işlemleri sebebiyle bu şekilde düzenlendiğini savundu.
“4 ARAÇ TAHSİS HAKKIM VAR”
Eski İçişleri Bakanı Şahin, ifadesinde bakanlık görevi nedeniyle kendisine 4 araç tahsis edilmesi yönünde hakkı bulunduğunu belirtti. Şahin adına tahsis edilen ya da tahsis kaydıyla ilişkilendirilen 34 SL 313, 34 S 7815, 34 RM 8677, 34 EMT 156 ve 34 MES 340 plakalı araçların her biriyle ilgili savcılık tarafından ayrı ayrı sorular yöneltildi.
Şahin, bazı araçları hatırlamadığını, kiralama süreçlerinin büyük kısmının eski danışmanı Ömür Yücel tarafından yürütüldüğünü söyledi. Şahin’in dikkat çeken bir diğer beyanı ise şöyle oldu: “Adıma tahsisli araçları ben kullanırım, fakat benim kullanımımda olmadığı dönemlerde kimin kullandığını bilmiyorum”
“TAHSİS YENİ YAPILDI” DEDİ, SAVCILIK ESKİ TARİHLİ KONTROLLERİ SORDU
Savcılık, Şahin adına tahsis edilen 34 S 7815 plakalı Audi Q7 ile ilgili dikkat çeken trafik kontrol kayıtlarını da gündeme getirdi. Dosyada yer alan kayıtlara göre araç, 15 Mayıs 2025 tarihinde Recep Oktay Çolak, 30 Ekim 2025 tarihinde ise Ömer Sipahioğlu tarafından trafik kontrolüne girmişti.
Şahin ise söz konusu plakaya ilişkin olarak “Bu araç plakası adıma tahsislidir. Tahsisi yeni yapıldı. 1 ay bile olmadı” dedi.
Recep Oktay Çolak ve Ömer Sipahioğlu’nu tanımadığını belirten Şahin, aracın son dönemde Belarus’tan gelen misafirleri tarafından kendi bilgisi dahilinde kullanıldığını ifade etti.
BELARUS HEYETİNE ÇAKARLI ARAÇ TAHSİSİ
Şahin, adına tahsis edilen 34 EMT 156 plakalı Audi Q7’yi Belarus’tan Türkiye’ye gelen bir heyetin kullanımına verdiğini de kabul etti. Şahin’in anlatımına göre söz konusu araç Bodrum’da kaza yaptı. Bunun üzerine Belaruslu misafirlerin mağduriyet yaşamaması için 34 S 7815 plakalı başka bir Audi Q7 temin edildi.
Araçların kiralanması ve Belaruslu misafirlerin ağırlanmasına ilişkin işlemlerin Ömür Yücel tarafından gerçekleştirildiğini belirten Şahin, dosyaya giren Yücel’in ifadesine göre ise 34 EMT 156 plakalı araç İstanbul’da Kemal Özmen’den teslim alındı.
Yücel’in ifadesinde, Belarus Cumhurbaşkanının oğlu ve beraberindeki öncü koruma ekibiyle Bodrum’a gidildiği, aracın çakarının sökülerek heyete bırakıldığı ve daha sonra aracın kaza yaptığı anlatıldı.
2011’DEKİ FUHUŞ VE ŞANTAJ İHBARI DA SORULDU
Savcılık, Şahin’e 14 Eylül 2011 tarihinde İstanbul Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne yapılan bir ihbarla ilgili de soru yöneltti. Söz konusu ihbarda, Süleyman Hilmi Kalcı’nın Belarus’tan kadınları Türkiye’ye getirerek fuhuş organizasyonlarında kullandığı, bürokratları gizli kameralarla görüntüleyip şantaj yaptığı ve bazı kamu ihalelerinin bu yöntemle yönlendirildiği öne sürülüyordu.
İhbarda ayrıca Mehmet Özmen’in “getir götür işlerini”, Nevzat Büküm’ün ise elektronik şirketlerinin ihale süreçlerini yürüttüğü iddia ediliyordu.
İhbarın yapıldığı tarihte İçişleri Bakanı olan Şahin, bu iddialara ilişkin herhangi bir bilgi ya da duyumunun bulunmadığını söyledi. Bununla birlikte Şahin, ihbarda adı geçen Süleyman Hilmi Kalcı, Mehmet Özmen ve Nevzat Büküm’ü tanıdığını kabul etti.
KALCI’YLA 2019’A KADAR İRTİBAT
Şahin, Süleyman Hilmi Kalcı’yı Belarus’ta yaşayan ve telefon bayiliği yapan bir kişi olarak tanıdığını ifade etti. Kalcı’nın Belarus’taki siyasetçilerle bağlantıları olduğunu bildiğini belirten Şahin, 2011 ile 2019 yılları arasında kendisiyle iletişim halinde olduğunu, son görüşmelerinin ise 2019 yılında gerçekleştiğini söyledi.
Kalcı’nın Belarus’tan kadın getirerek fuhuş yaptırdığı yönündeki iddialardan haberdar olmadığını savunan Şahin, Mehmet Özmen’i de İstanbul milletvekilliği döneminden tanıdığını açıkladı. Şahin’in Özmen’in geçmişine ilişkin verdiği bilgiler ise ifadenin dikkat çeken bölümlerinden biri oldu.
Şahin, Mehmet Özmen’in çocukluk yıllarında Kuriş yapılanmasıyla bağlantılı cemaatin kurslarında eğitim gördüğüne ilişkin bilgisinin bulunduğunu belirtti. Operasyonun başlamasının ardından Ömür Yücel’i aradığını söyleyen Şahin, Özmen’in geçmişini hatırlatarak protesto eylemlerine katılmaması yönünde uyarılmasını istediğini anlattı.
ESKİ DANIŞMAN “ŞAHİN’İN BİLGİSİ DÂHİLİNDE” DEDİ, ŞAHİN REDDETTİ
İfade tutanağında dikkat çeken noktaların başında Şahin ile eski danışmanı Ömür Yücel’in beyanları arasındaki farklılık geldi. Yücel’in telefonunun incelenmesi sırasında Belarus’taki Türk Konsolosluğu ve bazı yabancı uyruklu kişilerin vize işlemlerine ilişkin yazışmalar tespit edildi.
Yücel, Fatıma Ovezova, Gulsum Ovezova ve Gulnara Bahımora isimli üç kişinin Türkiye’ye giriş vizesi alabilmesi için yapılan girişimlerin İdris Naim Şahin’in bilgisi dahilinde olduğunu söyledi. Bunun yanı sıra Arte Fatih Saladuka isimli kişinin denklik işlemleriyle ilgili yapılan girişimin de Şahin’in bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğini ifade etti.
Şahin ise eski danışmanının bu yöndeki beyanlarını tamamen reddetti: “Ömür Yücel isimli şahsa bu konuda herhangi bir talimat vermedim. Bunlardan benim kesinlikle bilgim ve haberim yoktur. İlk defa şu anda bunları duydum.”
Şahin, Ömür Yücel ile arasında herhangi bir husumet bulunmadığını da belirterek eski danışmanının neden kendisi aleyhine ifade verdiğini anlayamadığını dile getirdi.
“NEDEN ALEYHİMDE İFADE VERDİĞİNİ ANLAMIYORUM”
Savcılık, Ömür Yücel’in başka bir ifadesini de Şahin’e okudu. Yücel, “Alex” olarak tanınan Süleyman Hilmi Kalcı’nın kendisiyle iletişime geçerek basına yansıyan çakarlı araçla ilgili olarak aracın İdris Naim Şahin’den izinsiz kullanıldığının söylenmesini istediğini beyan etmişti.
Şahin, bu konuya ilişkin olarak da 2019 yılından bu yana Kalcı ile doğrudan herhangi bir iletişiminin olmadığını savundu. Ancak devam eden açıklamasında Ömür Yücel’in Kalcı ile görüştüğünü bildiğini, Yücel’in zaman zaman Kalcı’dan kendisine selam getirdiğini söyledi.
ŞAHİN: ARAÇLARIM BİLGİM DIŞINDA KULLANILDI
Şahin, ifadesinin son bölümünde kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddetti. Adına tahsis edilen araçların kendi bilgisi dışında ve tahsis amaçları dışında kullanılmasının “güveni kötüye kullanma” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunan Şahin, bu konuda suç duyurusunda bulunduğunu ve araçların tahsislerini iptal ettirdiğini belirtti.
Şahin, eski danışmanı Ömür Yücel’in yabancı uyruklu kadınların vize işlemlerine yardımcı olduğunu kabul etti ancak bu işlemlerin kendi talimatıyla gerçekleştirilmediğini savundu. Şahin savunmasının dikkat çeken bölümünde, “kadınları benim adıma tahsisli araçla alıp fuhuşta kullandı ise de, araçların bu amaçla kullanımı benim bilgim dışındadır” ifadesini kullandı.
Firari Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz’ın kendisine tahsis edilen araçta yakalanmasına ilişkin ise herhangi bir bilgisinin bulunmadığını söyledi.
SAVCILIKTAN İKİ SUÇTAN ADLİ KONTROL TALEBİ
Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in yaklaşık 3,5 saat süren ifadesinin 12 sayfa olduğu öğrenildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ifade işleminin ardından Şahin hakkında TCK 220/7 kapsamında “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” ve TCK 283/1 kapsamında “suçluyu kayırma” suçlarından yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasını talep etti.
Soruşturma kapsamında Şahin adına tahsis edilen araçların kimler tarafından, hangi dönemlerde ve hangi amaçlarla kullanıldığına ilişkin kayıtların yanı sıra Ömür Yücel’in ifadeleri, araçlara ait trafik kontrol kayıtları ve Belarus bağlantılı temasların diğer delillerle birlikte değerlendirileceği öğrenildi.
Sayfa başına git








