“Dayak yememek” ifadesinin yanlış hatırlandığını söyleyen Özdemir, “yurtdışında sürgüne düşmemek” dediğini belirtti. Ardından tartışmaya bir de “beşinci madde” ekledi: Basın etiği.
Sözcü TV'ye transfer olan gazeteci İsmail Küçükkaya'nın gazeteci İpek Özbey ile yaptığı röportajda Cüneyt Özdemir'den aktardığı sözler, Türkiye'de gazeteciliğin koşulları üzerine yeni bir tartışma başlattı.
Küçükkaya, Özdemir'in yaklaşık iki yıl önce kendisine gazetecilik yaparken öncelikle dört badireden korunmak gerektiğini söylediğini aktardı.
Buna göre bu maddeler; öldürülmemek, hapse düşmemek, dayak yememek ve işsiz kalmamak olarak sıralandı.
Sözler kısa sürede sosyal medyada ve çok sayıda medya kuruluşunda gündem oldu. Bir kesim bu ifadeleri gazetecilerin karşı karşıya kaldığı baskı ve güvenlik kaygılarının çarpıcı bir özeti olarak değerlendirirken, başka bir kesim ise bu yaklaşımı gazeteciliğin risk almaktan uzaklaştırılması ve mesleğin “güvenli bir kariyer” haline getirilmesi üzerinden eleştirdi.
Ancak tartışma kısa süre sonra başka bir boyut kazandı.
“İSMAİL YANLIŞ HATIRLIYOR”
Cüneyt Özdemir, Küçükkaya'nın aktardığı sözlerin ardından sosyal medya hesabından açıklama yaparak konuşmanın önemli bölümünü doğruladı ancak bir maddede düzeltme yaptı.
Özdemir, Küçükkaya'ya söz konusu sıralamayı söylediğini belirterek, “dayak yemeyeceksin” ifadesinin konuşmada yer almadığını ve Küçükkaya'nın bunu yanlış hatırladığını söyledi.
Özdemir'e göre üçüncü madde “dayak yememek” değil, “yurtdışında sürgüne düşmemek” idi.
Bu iki ifade arasındaki fark ise tartışmanın yeni bir kapı açmasına neden oldu. Çünkü “dayak yememek” doğrudan fiziksel saldırı riskine, “sürgüne düşmemek” ise gazetecinin ülkesini terk etmek zorunda kalabileceği bir baskı ortamına işaret ediyor.
Özdemir ayrıca bu sıralamayı Türkiye'de gazetecilik yaparken yabancılara, mesleğin karşı karşıya olduğu koşulları anlatırken kullandığını belirtti.
DÖRT MADDEYE BİR DE BEŞİNCİ EKLENDİ
Özdemir'in açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm ise listenin devamında geldi.
Gazetecinin öldürülmemesi, hapse girmemesi, sürgüne düşmemesi ve işsiz kalmaması gerektiğini ifade eden Özdemir, ardından “Ancak 5. sırada basın etiğini tartışabiliyoruz ülkemizde” diyerek yeni bir başlık açtı.
Bu cümle tartışmanın yönünü de değiştirdi.
Çünkü mesele artık yalnızca gazetecinin karşılaşabileceği tehditler değil, bütün bu koşullar altında gazeteciliğin etik sınırlarının nasıl korunacağı sorusuna dönüşmüş durumda.
GAZETECİNİN ÖNCE KENDİSİNİ Mİ KORUMASI GEREKİYOR?
Tartışmanın merkezinde aslında iki farklı yaklaşım bulunuyor.
Birinci yaklaşım, gazetecinin tehdit, tutuklama, işten çıkarılma ya da fiziksel saldırı gibi risklerle karşı karşıya olduğu bir ortamda öncelikle mesleğini sürdürebilmesinin gerektiğini savunuyor.
Diğer yaklaşım ise gazeteciliğin doğasında risk almak olduğunu ve gazetecinin kendisini koruma refleksinin, bir noktadan sonra kamuoyunun bilmesi gereken gerçekleri araştırma ve ortaya çıkarma görevini sınırlayabileceğini düşünüyor.
Özdemir'in “beşinci madde” olarak ortaya koyduğu basın etiği ise tartışmanın belki de en kritik noktası.
Çünkü gazeteciliğin yalnızca baskı karşısında ayakta kalmak değil, aynı zamanda doğru bilgiyi teyit etmek, kamu yararını gözetmek ve mesleki bağımsızlığı korumak gibi sorumlulukları da bulunuyor.
ASIL TARTIŞMA “DAYAK” KELİMESİNDEN DAHA BÜYÜK
Küçükkaya ile Özdemir arasındaki “dayak mı, sürgün mü?” ayrılığı ilk bakışta iki yıl önceki bir konuşmanın nasıl hatırlandığına ilişkin bir detay gibi görünebilir.
Ancak tartışmanın büyümesinin nedeni yalnızca bu kelime farkı değil.
Bir gazetecinin yaşadığı dönemi anlatırken hangi kelimeyi seçtiği, kamuoyunun o dönemi nasıl algıladığını da değiştirebiliyor.
Bu nedenle ortaya daha temel bir soru çıkıyor:
Gazeteci önce hayatta kalmayı mı, yoksa gazetecilik yapmayı mı düşünmek zorunda?
Belki de Cüneyt Özdemir'in “beşinci madde” olarak işaret ettiği basın etiği tam bu noktada önem kazanıyor. Çünkü gazeteciliğin bütün badireleri arasında en zor olanı, yalnızca mesleği sürdürmek değil, mesleği hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde sürdürdüğünü sorgulamak olabilir.
Sayfa başına git








