Çinli BYD, Türkiye’de yatırım sözü verip Manisa’da fabrika kuracağını açıklayınca ciddi bir vergi muafiyeti almış, sattığı araçların fiyatını da buna göre belirlemişti.
BYD böylece uygun fiyatla ciddi satış rakamlarına ulaştı. Ancak yatırımdan vazgeçince, alınmayan vergiler gündeme geldi.
Sosyal medyada yapılan yorumlarda BYD araç sahiplerinin, vergiden kaynaklı farkı ödemek zorunda kalabileceğine dair ifadeler dolaşmaya başladı. Haliyle bu durum BYD araç sahiplerini tedirgin etti. Hatta ikinci elde BYD araç alım satımı da adeta bıçak gibi durdu. Sosyal medyada süre gelen yorumların aksine, vergi farkının BYD araç sahiplerinden tahsil edeceğine dair bilgilerin tamamen asılsız olduğu anlaşıldı. BYD araç sahiplerinden böyle bir ek vergi talep edilmesi yasal olarak mümkün bulunmuyor. Ancak Çinli BYD çok ciddi bir ceza ile karşı karşıya kalacak gibi görünüyor.
Nitekim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bir açıklama yaparak, yatırım anlaşmasındaki koşullar ile firmanın yükümlülüklerinin ve devlete sunduğu teminatların geçerli olduğunu belirtti.
Elektrikli otomobil üreticisi BYD firması, Türkiye'de 150 bin araç kapasiteli bir üretim tesisi kuracağını duyurmuştu. Bu kapsamda Manisa'da firma tarafından ödenen bedel karşılığında yatırım yeri için tahsis işlemleri yürütülmüş ve yatırım süreci başlamıştı.
Bir süredir yatırımda öngörülen ilerleme kaydedilmediği için, firmanın teşviklerden yararlanma süreci 2026 yılı başında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından askıya alınmıştı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından edindiği bilgiye göre, firma ile yapılan yatırım anlaşması, yatırım anlaşmasındaki koşullar, firmanın yükümlülükleri ve devlete sunduğu teminatlar geçerliliğini koruyor.
Bakanlık tarafından tüm süreçler ise resmi usüllere uygun olarak yürütülmeye devam ediyor.
Yatırımların tamamlanmaması durumunda, firmalar elde ettikleri teşvikleri, ilgili yasal düzenlemeler ile sundukları taahhüt ve teminatlar kapsamında geri ödemekle yükümlüler.
Bakanlık yetkilileri, yerli ve yabancı hiçbir firmanın herhangi bir ayrımcılığa tabi tutulmadığını, kuralların herkes için geçerli olduğunu, tüm süreçlerde kamunun çıkarlarının güçlü şekilde teminat altına alındığını ifade etti.