Osmanlı İmparatorluğu’nun 1. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmasının ardından Mondros Mütarekesi ile ülkenin işgal edilmeye başlanması üzerine Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak ‘kurtuluş’ meşalesini yaktı.
Amasya Tamimi ile Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan kararlar, “Ulusun egemenliğini yine ulusun sağlayacağı”nı ortaya koydu.
17 Şubat’ta “Misak-ı Milli”yi kabul eden son Osmanlı Mebusan Meclisi 16 Mart’ta İstanbul’un işgalinden sonra 18 Mart’ta kapatıldı. Mustafa Kemal, 19 Mart’ta yayımladığı genelgeyle “Ankara’da olağanüstü yetkili bir Meclis”in toplanacağını duyurdu. 10 Nisan’da arkadaşları ile birlikte asi ilan edilip hakkında “katli vaciptir” fetvası çıkarıldı.
11 Nisan’da Mebusan Meclisi sonsuza kadar kapanırken Milli Mücadele yanlısı 84 vekil Ankara’ya kaçtı. Mustafa Kemal, 22 Nisan’da Büyük Millet Meclisi’nin açılışını duyurduğu genelgesinde “Bundan böyle bütün sivil ve askeri makamların ve bütün ulusun emir alacağı en yüksek kat”ın bu Meclis olacağını kaydetti.
23 Nisan 1920’de cuma namazı sonrası ilk TBMM, bugünkü Birinci Meclis binasında ilk toplantısını yaptı. Cumhuriyete giden yolda büyük adımlar atılmasını sağlayacak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluş ve kuruluş mücadelesinin en önemli safhalarından birisi oldu.
Milletin iradesine uymayan çöker!
TBMM, açıldığından bu yana milli iradenin yansımasının simgesi oldu.
Meclis’in ilk Başkanı Mustafa Kemal Atatürk, TBMM’nin önemine şu cümlelerle dikkat çekmiştir:
“Hep birlikte bakışlarımızı, vicdanımızın merkezi olan millete dikelim. Orada erdemin, vefa ve içten bağlılığın, yenileme arzusunun, egemenlik aşkının ve geleceğin sönmeyen ateşi yanmaktadır.
Efendiler, millet önünde, onun hak ettiği bağımsızlığın önünde, onun layık olduğu gelişme ve yenileme arzusu önünde, her kuvvet ancak milletin irade ve amaçlarına uymak şartıyla yaşayabilir.
Milletin irade ve amaçlarına uymayanların talihi hüsrandır, çökmedir. Şimdiye kadar milletimizin başına gelen bütün felaketler, kendi talih ve geleceklerini başka birisinin eline terk etmesinden kaynaklanmıştır. Bu kadar acı tecrübeler geçiren milletin bundan sonra egemenliğini bir kişiye vermesi kesinlikle mümkün olmayacaktır.”
Çocuk bayramı 81 ilde coşkuyla kutlanacak
23 Nisan, her yıl olduğu gibi 81 ildeki tüm ilköğretim okullarında ve KKTC’de düzenlenecek törenlerle kutlanacak. Başkent Ankara’da resmi kutlamalar 09.00’da TBMM’deki Atatürk Anıtı’na, 09.15’te ise Anıtkabir’de Ulu Önder’in mozolesine çelenk konulması ile başlayacak.
Birinci Meclis binasındaki tören 10.00’da yapılacak. Bu üç programda yer almayacak olan Cumhurbaşkanı Erdoğan TBMM’de 14.00’te başlayacak özel oturuma katılacak. Saat 20.00’de TBMM’nin 105. Açılış Yıl Dönümü Resepsiyonu gerçekleştirilecek.
TBMM’nin açılış günü 1921’den itibaren “23 Nisan Milli Bayramı” adıyla kutlanmaya başlandı. 1927’den itibaren çocuk bayramı olarak kutlandı. Bayramın adı 1935’te “Hâkimiyet-i Milliye”, 1981’de “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” oldu.
UNESCO’nun 1979’u “Çocuk Yılı” olarak duyurmasının ardından TRT, Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği’ni başlattı. Bu yıl 47. kez düzenlenecek şenliğe 30 ülkeden 600’den fazla çocuk katılıyor.